Ana içeriğe atla

Hafıza Kırıntıları -4

- Anladım ki. Gerçekten... İyi Müzik, İyi Kitap ve İyi Kahve Birleşince başka bir şey oluyor... Aynı şekilde İyi Yemek, İyi Meze, İyi Sohbet ve İyi Rakı ve sana eşlik eden, iyi bir "eş" te aynı etkiyi yapıyor... Ve yine aynı şekilde gözünün içine bakıp da bacağına sarılan, "Babammm" diyen iki dünya güzeli çocukta aynı etkiyi yapıyor. Gerisi gerçekten boş...

- Weber'in çözümlemeleri cidden müthiş. ..."Ekonomik, siyasi ve kültürel ürünler birbirleri ile değiş-tokuş edilebilir. Zengin olan, aynı zamanda güçlü ve kültürlü olmaya çalışır; güçlü olan, etkisini zengin ve yüksek kültürle çevrelenmiş olmak için kullanır; kültürel elit ise zenginlik ve güç elde etmek için prestijini kullanır." Durum bundan ibaret.

- Herhangi bir toplumsal konu için her politik bakış açısına uygun bir istatistik verisi ya da bir bilimsel çalışma ya da bir durum, argüman kesinlikle mevcuttur veya uydurulur. Bu yüzden bu veriler, argümanlar ya da durumlara takılarak bir yön, bakış açısı ve çözümleme geliştirilemez. Dolayısı ile de sosyal bilimlerin çoğu alanında genel geçer bir referans noktası bulunmaz. Ekonomiye, algılara ve toplumdaki gurupların çıkarlarına, güce bağlı olarak doğrular,veriler argümanlar değişir. Önemli olan bunları çıkarlara uygun olarak yönetebilmek, yönlendirebilmek becerisidir.

- Yönetim içerisindeki sorun olabilecek problemlerden birisi de ölçek problemidir. Yönetici olarak bir sorun üzerine getirilen bir çözüm ya da bir geliştirme ölçek büyüdüğü zaman aynı etkiyi yapmayabilir. Ölçek değiştikçe sorun aynı kalmak kaydıyla ölçeğide değişeceğinden önceki durumuna ait olan bir çözüm tekniği ölçek büyüdüğünde işe yaramayabilir.

- Her av hoşlandığı yem ile avlanır!.

- Savaş Şakar : "Bir gün bende o noktaya geleceğim" düşüncesiyle yalakalık yapmayın. Bu sizinde yalakalık bekleyeceğiniz anlamına gelir.

-Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir.Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil,muhafaza ettiklerimizdir.Bizi bilgili yapan okuduklarımız değil,kafamıza yerleştirdiklerimizdir. Francis Bacon

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Akademik Unvan Konusu

Eğer bu camiaya uzaksanız unvan/ünvan konusunun ne derecede (!) önemli olduğunu pek bilemeyebilirsiniz. Türk akademik camiasında unvan(bundan sonra böyle diyeceğim) her şeydir. Gerisi teferruattır. Bilenler bilir...

Demiştik. Unvan önemli diye. Akademisyenler içerisinde hayat, memat meselesi olan bu unvanlar ancak sahipleri tarafından bir türlü doğru yazılmaz ya da ne anlama geldiklerini - abartmıyorum -%80'i bilmez. Peki doğruları nedir? Bu yazının konusu bu olacak. Dilim döndüğünce.

Aslında akademik unvanlar ülkeden ülkeye hatta bilim dalından bilim dalına bile çok değişkenlik göstermekte. Aşağıda Engin Arık hocanın blogundan derlediğim genel bir unvan açıklaması var. Kaynaklar : [1], [2], [3], [4]

Öncelikle Unvan / Ünvan konusunu açıklığa kavuşturalım. TDK sözlüğüne göre doğru yazılış unvan. Yani isim, san manasında. Ünvan diye kullanımları da var ancak Türkçe Dili Resmi Sözlüğüne göre UNVAN.

Akademik unvanlar ülkemizde Resmi olarak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu tarafından be…

2015 biterken

Herkesin adeti olduğu üzere sene sonu değerlendirmeler vs. bir çok şey yazılır. Ben protest bir tavır sergileyip yazmayacaktım. Yazacak pek bir şey yok açıkçası. Boktan sıkıntılı bir yıl geçti işte. Rutin de geçen bir yıl. Kendime katkısı elbette oldu, boş boş oturmadım. Pek çok şey yaptım. Kendi servetime(!) pek çok eklemeler yaptım, genişlettim. Önceki yıla göre kendimi çok daha farklı hissediyorum açıkçası. Ancak yaptıklarım şu durumda envanterini çıkartma gereğini duymadığım şeyler. Klasik her orta yaş ailesinde yaşanan şeyler bende de yaşandı. Annem ile Bababım ve hatta Annanemin hastalıkları (Babamımkiler daha ağırdı. Bir kaç kez direkten döndük :( ) çocuklar, iş ile ilgili saçma sapan bir yıl, %99'u aptal ve yarım akıllı meslektaşlarla, insanlara geçen, heba olan zaman ve sinirler derken bir yıl geçti. Bunlar bir yana biraz önce Twitter'da gördüğüm bir haber beni cidden çok üzdü. O yüzden bu blog girdisini yazıyorum.

Lamartine güzel bir laf etmiş. Demiş ki; "Bir i…

Co-Creation Dedikleri Şey.

Aslında Türk iş dünyasının ingilizce, türkçe karışık saçma sapan jargonundan hiç hazetmem. Bana çok itici gelir. Ancak bu dünya da bu şekilde konuşmak sanki bir iştir ya da gerekliliktir. Ne kadar tuhaf ve acayip konuşursanız o kadar adam yerine koyarlar. Oysa ki sizi anlamışlar mıdır?. Kesinlikle hayır. Bu konuda benim çok sevdiğim bir yazı var. Merak edenlere buyrun buradan ....